PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İşte Amy Hilton



souleater
29.Mart.2013, 16:41
Bu benim ilk hikayem, yorumlarınızı bekliyorum :)

1.BÖLÜM=Yeni arkadaşlarım

Merhaba ben Amy Helton. Size başıma gelen, daha doğrusu kendi heyecanlı hayatımın nasıl başladığını anlatmak istiyorum. Ama ilk önce kendimi tanıtmazsam olmaz. Ben kahverengi ve omuzlarına kadar uzanan saçı, kahverengi gözü orta boyu ve biraz zayıf vücudu olan biriyim. Ama gözlerim heyecandan ya da korkudan elaya dönüşür.
Benim bir sürü iyi dostum ve arkadaşım vardı. Çevrem de baya genişti. Evim şehir merkezine yakında. Aslında pek evim sayılmaz kirada oturuyorum. Hafta içi okuldan sonra bir mağaza da çalışmaya giderim. Annem beni doğururken ölmüştü, babam ise 2 yıl önce…
Artık başlayabilirim. O zamanlar ilkbahardı, havada esen ılık rüzgâr ve kuşların cıvıltısı ayrı bir huzur veriyordu insana. O gün dışarı çıkmak için mükemmeldi! Sabah koşusunun iyi geleceğini düşünüyordum, ama bu koşunun hayatımı değiştireceğini tahmin etmezdim.
En sevdiğim parka gittim. Her yeri çam, meşe ve selvi ağaçları ve de binler çeşit çiçekle doluydu. Gün cumartesi olunca her yer çok kalabalıktı; mangal yapanlar, top oynayanlar, ip atlayanlar… Ben etrafa göz atarken arkamdan bir el tuttu. İrkildim bir an. Arkama döndüğümde kimse yoktu. “Belki rüzgârdır” diye kafamdan atmaya çalışıyordum ama bunun rüzgar olmadığını gayet iyi biliyordum. Akşama kadar parkta oyalandım, sonrada günün yorgunluğunu atmak için eve döndüm. Tam uzanacakken karnım guruldadı. Hâlbuki daha yeni parktaki büfeden yemek yemiştim. Yemek hazırlamaya mutfağa gittim. Evde doğru dürüst bir şey yoktu. Ama bu saatte dışarı çıkmaya da üşeniyordum. Evde bulunan sebzelerle bir yemek yapmaya çalıştım ama sonuç bir faciaydı. Yinede yemezsem açlıktan ölecektim.
Bu yemek faciası da bitince tekrar yatağıma uzandım. Bugün arkamdan tutan kişiyi düşünüyordum, birden nasıl yok olmuştu? Uyku tutmadı. Birden bir ses duydum…:
-Amy!
İrkildim, biri adımı söylüyordu, evde kimse olmadığı halde! Ve komşularımda çok erken yatarlardı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken birden önümde 2 kız belirdi. Birincisi; Kestane rengi uzun saçlı, ela gözlü, normal kilo ve normal boyda olan bir kızdı. Diğeri ise; Kahverengi kısa saçlı, yeşil gözlü, kürdan kadar ince ve boyu da diğeriyle aynıydı. Gözüm korku ve heyecandan elaya dönmüştü, birden bağırmaya başladım:
-Evime nasıl girdiniz? Benden ne istiyorsunuz? Nasıl aniden buraya girdiniz? Yoksa parkta beni arkamdan tutup kaçanda siz miydiniz…? Beklemediğim bir zamanda yeşil gözlü kız ağzımı kapadı ve:
-Şişşt, biraz saygı göster komşularına! Biz hırsız değiliz, bir şey değiliz. Onları böyle gereksiz bir şeyle uyandırmak istemezsin, dedi. Sesinde bir yumuşaklık vardı. Yeşil gözlü araya girdi:
-Hem soruları tek tek sor hiçbir şey anlaşılmıyor. Ama ben anlamayı başardım zor da olsa, dedi biraz gülerek. İlk sorunun cevabı, bu odanın penceresinden, dedi yukarıyı göstererek. Pencere açık değildi onun üstündeki küçücük cam biraz aralıktı sadece.
-Oradan geçebilmeniz imkânsız!
-Hayır değil, bir ara gösteririz sana, dedi Yeşil gözlü.
-Devam edeyim, senden istediğimiz şey gruba katılman. Ve birden belirmemizin sebebi de görünmezlik… Devam ederken dayanmayarak atıldım:
-Ne grubu, ne görünmezliği!
-Grubu birazdan öğreneceksin, görünmezlik de bir sır olsun gruba katılınca anlatılır, dedi o yumuşak ses tonuyla yine yeşil gözlü.
-Son sorunun cevabı da evet bizdik. Sen her grubun istediği türde birisin; ne korkar, ne de şişman, dedi gülerek. Bu yüzden seni bizden başka gruplar da almak istiyordu. Seni almak için kavgaya girdik. Ben senin üzerine düşecektim ki, son anda senin omzundan güç alarak kalktım.
-O zaman görünmezdiniz demek! dedim ani bir hareketle.
-Dahisin, dedi alaycı tonuyla ela gözlü.
-Şişmanlık ne alaka, onu anlamadım.
-Biz fazla zıplayıp, hoplarız bunu şişmanlar yapamaz, dedi ela gözlü ve ardından kahkahayı bastı.
-Ama kavga halindeyseniz cisimlerin hareketini ve sesleri duyardım.
-Hayır, dedi yeşil gözlü. Bizim aletimiz var uçma, siz bizim uçuşumuzla bizi görmezsiniz. Duymamana gelince o da farklı bir alet... Aletler böyle uzayıp gider Amy.
-Son bir soru daha. Benim adımı nereden biliyorsunuz?
-Grubumuza almak istediğimiz kişi hakkında hiçbir şey bilmemek… Ne saçma! dedi yeşil gözlü.
-Sizin isimleriniz neler?
-Ela göz, dedi sırıtarak ela gözlü, diğeri onun dalga etmesine kızmıştı ama ben dediğini gerçek sanmıştım. İçimden “ne garip isim” dememle yeşil gözlünün:
-Hayır, ismi ela gözlü değil! Bety, benimki ise Elizabeth. Ama kısaca Ely derler, dedi.
-Benim 2. İsmim de Bety!
-Evet, biliyoruz, dedi soğukkanlılıkla Bety.
-Peki, lakabın ela gözlü mü? diye sordum Bety’ye Sormamla Bety’nin gülmekten yerlere yatması bir oldu. Ely ise:
-Bety! diye kızdı. Hayır, bizim başka bir son teknoloji üstündeki aletimizde akıl okuyucudur, dedi yumuşak sesli Ely. Mesela şu an “İmkansız!” diye düşündün, diye devam etti tebessümle.
-İnanılmaz! Diye haykırdım. Bety gülmeyi bırakmış, saatine bakıyordu ve sonra:
-Geç kalmamalıyız hadi, artık soru sormaya vakit kalmadı. Bu ilginç dünyaya girmek istiyorsan elini uzat! Ben elimi uzattım ve birden…