PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sizce Vampirler Gerçekten Varmı?



Taiga
09.Mart.2013, 05:54
İnternetten biraz araştırma yaptım bunları sizlere paylaşıyım istedim. İlk başta belki duymuşsunuzdur Porfiria adındaki bir hastalığın varlığı. Bende araştırmadan önce vampir efsanesinin kaynağının sadece bu hastalık ve kazıklı volvoda olduğunu sanıyordum. Ama bu hastalığın neredeyse insanlık tarihinin başlangıcından itibaren farklı coğrafyalarda farklı isimlerle günümüze kadar süre gelmiş ve burası çok garip; neredeyse bütün efsanelerde (mitlerde) hemen hemen aynı özelliklerde tasvir edilen vampirliğe sebep olmasının imkansız gibi birşey olduğunu gördüm.

Porfiria hastalığı hakkında bilgi edinmek istiyenlerin
http://tr.wikipedia.org/wiki/Vampir#Bilim_A.C3.A7.C4.B1s.C4.B1ndan_Vampirlik
http://focusdergisi.blogspot.com/2005/10/vampirler-porfiria-ve-arptmaktan.html
bu iki kaynığı okumasını tavsiye ederim.

Gelelim benim yanlış bildiğim bir olay daha; vampirlerin tarihçesi (bu terim uygun olmadı herhalde). Vampirlerle ilgili en eski belgeler Babillere hatta bazı kaynaklara göre Sümerlere kadar dayanıyormuş yani buda demek oluyorki Nuh tufanına (yani dünya tarihinin başlangıcına) kadar dayanıyor. Bir diğer kaynakta İncil ve diğer kutsal kitaplardaki Kabil ve Habil olayı.

Ve Tanrının kendisi, Uriel'ın ağzından Kain'e son ve en büyük lanetini verdi:
"Sen ve senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Bir ölü gibi yaşayacaklar, fakat ölmeyecekler. Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"
Bu lanetle Kain acı bir çığlık attı, gözlerinden kan geliyordu. Kanı bir kabın içine doldurdu ve içti.
Kafasını kaldırdığında Cebrail karşısında duruyordu. Fırtına sonrası sessizliğinin verdiği yankıyla: "Âdem'in oğlu, Havva'nın oğlu; babamın bağışlayıcılığı sandığından çok daha büyük. Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı. Bu yola "Golconda" diyeceksin. Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz." (İncilden)
Peki avrupa kültürüne ne zaman oturdu vampirler?

Bu konudada en eski veriler 1200lü yıllarda ingiltereden. Galli bir din adamı olan Walter Map bir vampirin bütün bir köy
ahalisinin kanlarını emmek suretiyle öldürdüğünü iddia etti. Map’ın iddasına göre köyde sağ kalan son kişi kılıcını çekip kana susamış cehennem yaratığının kafasını ensesine kadar ikiye bölmüş ve tehlikeyi sona erdirmişti.
Sonrasında ise Balkanların her tarafında yüz yıllar boyu vampir hikayeleri ortaya çıkıp durdu. Bu bütün Avrupanın ilgisini çekti (Osmanlıda dahil). Evliya Çelebi bile balkanlar ve kafkasya seyahatlerini yazarken kan içen cadılar şeklinde tanımlıyarak vampirlere yer vermiş. Az öncede dediğim gibi Türkler vampirleri neredeyse herzaman cadı olarak adlandırmışlar. Bu konudaki türklere ait en büyük kaynak Takvim-i Vekayi gazetesinin 69. sayısında yayınlanan şu haberi:

“Tırnovada cadılar türedi. Gün battıktan sonra evlere dadanmaya başladı. Zahir'e dair un, yağ, bal gibi şeyleri birbirine katar ve bazen içlerine toprak karıştırır. Yüklüklerde bulduğu yastık, yorgan, şilte ve bohçaları didikler, açar, dağıtır insanların üzerine taş, toprak, çanak ve çömlek atar, hiç kimse bir şey göremez. Birkaç kadın ve erkeğin üzerine saldırmış. Bunlar çağırıldı, soruldu: “Üzerimize sanki manda çökmüş sandık“ dediler. Bu yüzden mahalle halkı evlerini başka yana taşımışlardır. Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri olduğunda ittifak etti. İslimye kasabasında cadıcılık ile tanınmış Nikola adındaki adam getirildi ve kendisiyle 800 kuruşa pazarlık edildi. Bu adamın elinde resimli bir tahta vardı. Mezarlığa gider, tahtayı parmağının üzerinde çevirir resim hangi mezara bakarsa cadı o mezardaki habis ruh imiş. Büyük bir kalabalıkla mezarlığa gidildi. Resimli tahtayı parmağında çevirmeye başlayınca resim sağlıklarında yeniçeri ocağının kanlı zorbalarından Tekinoğlu Ali Alemdar ile Apti Alemdar denilen iki şakinin mezarına karşı durdu. Mezarlar açıldı. Cesetler yarım misli büyümüş, kılları ve tırnakları da üçer dörder uzamış bulundu. Gözlerini kan bürümüş, gayet korkunç idi. Mezarlıktaki bütün kalabalık bunu gördü. Bu adamlar sağlıklarında her türlü pis çirkin işi yapmış, ırza, namusa, mala saldırmış, adam öldürmüş Yeniçeri ocakları kaldırıldığı zaman her nasılsa yaşlarına bakılarak cellada verilmemiş ecelleri ile ölmüş kişilerdi. Sağlıklarında yaptıkları yetmezmiş gibi şimdi de halka habis ruh olarak tebelleş olmuşlardı. Cadıcı Nikola’nın tanımına göre , bu gibi habis ruhları defetmek için cesetlerin göbeğine birer ağaç kazık çakılır ve yürekleri kaynar su ile haşlanırmış. Ali Alemdar ile Apti Alemdar’ın cesetleri mezardan çıkarıldı. Göbeklerine birer ağaç kazık çakıldı ve yürekleri bir kazan kaynar su ile haşlandı. Fakat hiç tesir etmedi. Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi. Bu hususda şer’an da izin verildi ve iki yeniçerinin mezardan çıkarılan cesetleri mezarlıkta yakıldı. Çok şükür kasabamız da cadı şerrinden kurtuldu.”


Bir diğer vampirleri varlığını çürütmeyi amaçlıyan teoride ölenlerin vücut yapısındaki değişiklikler. Ölüler her ne kadar vampirlere benzesede soluk ten, çatlamış deri, ağızın etrafındaki kanlar, uzamış saç ve dişler ve bilimsel olarak kanıtlanabilen mezar açılıp bakıldığında insanların ölünün hala yaşıyormuş hissine kapılmasını sağlıyan diğer etkenler. Ama vampir efsaneleri her zaman bu teoriyle açıklanacak kadar basit olmuyorlar. Araştırırsanız bu konuyla ilgilide bilgilere ulaşabilirsiniz.


Son olarak çoğu kişinin kafasındaki vampir tanımı sinama ve edebiyat eserleri sayesinde oluşmuştur ve efsanelerdeki vampir tanımı filmlerdekinden farklıdır. Ve şu gariptirki bu zamana kadar ondan fazla akademisyen vampirler hakkında araştırma yapmış ve hepisi ya vampir varlığını yalanlamak amacıyla araştırmaya başladığından var olmadıklarını tam olarak açıklıyamamış yada romanlar ve filmlerdeki vampirlerle karşılaştırdıklarından bir yere varamamışlar.
Şimdi kendi düşüncelerime geçicek olursam. Fizikte sicim kuramı isminde bir şey var. Sicim kuramının varlığı daha kanıtlanamadı ve onlarca hatta yüzlerce yıl kanıtlanılamıyacağı söyleniyor ayrıca felsefi bir düşünce gibi görünmesine rağmen fizikte yer edinmiş bişey (istiyen araştırsın sicim kuramını açıklamıyacağım). Vampir konusuda sicim kuramına benziyor bence. Bilimsel olarak bakıldığında ispatlamak imkansız ama yokluğunuda ispatlıyan yok. Ayrıca dünyanın dört bir yanında ve neredeyse her çağda (son yüz yıl hariç) vampirlerin varlığı efsanelere konu olmuş yani vampirler elfler gibi değil elfler sadece iskandinav ve ingiliz mitolojisinde var sadece elfeler değil neredeyse bütün mitolojik yaratıklar bir kaç mitoljide var sadeceama vampirlerin izine az da olsa bütün ulusların mitolojisinde rastlanıyor. Yani oladabilir olmuyadabilir ama eğer yoksa vampir gibi davranmayı sağlıyan Porfiriadan başka bir hastalık bütün bunlara yol açmış olabilir. Yoksa birbirleriyle iletişim kurmamalarına rağmen ve efsaneler sadece yer altındaki çivi yazılarında kalmış olmasına rağmen yüz yıllar sonra farklı yerlerde aynı efsaneler türemiş ve böyle devam edip günümüze kadar gelmiş ama günümüzde ne yazıkki avrupalıların yazdığı vampir romanlarında vampirler hep farklı farklı tasvir ediliyor uçanımı ararsın, yarasaya dönüşenimi...

Konu ilginizi çekmişse araştırın çünkü bir kaç yüzyıl önceye kadar neredeyse herkes (bilim adamları bile) vampirlerin varlığına inanıyorlarmış. Zaten bu konu miti aşmış birşey Takvimi Vekayi, Evliya Çelebinin yazdıkları. ayrıca birbirinden neredeyse hiç bir konuda etkilenmemiş milletlerin neden efsanelerinde hemen hemen aynı vampirler olsunki. Ayrıca büyü ve büyücülerde vampirler gibi dünyanın her tarafında ve her zaman var olmuş şeyler.

Şunuda öğrenmiş olduk böylelikle; vampir kavramı avrupa edebiyatı sayesinde ortaya çıkmadı binlerce yıllık bir geçmişi var.
İşsizlik başa bela ya :1178088055505: ama istiyerek araştırdım pişmanda değilim :megane: ama baya vaktimi aldı :crywithno: daha fazla zaman harcanıp çok daha kapsamlı bir yazı veya çok derine inip çok ayrıntılı ve kitap yazsan ciltlerce olabilecek bir şey yapılabilirdi (O yüzden ilerliyen zamanlarda eklemeler yapabilirim) . neyse artık kendiniz araştırın.
Şimdi görüşlerinizi alıyım :megane:sizce vampirler varmı yokmu?

Sentius
09.Mart.2013, 10:11
Bence vampirler yok ama insan kanı içenler var. :) Yani fiziksel olarak vampir olan yok. Yoksa insanlardan her şeyi beklerim.

Burakesan
09.Mart.2013, 13:09
Geçmiş yüzyıllarda, batıl inançların ve körü körüne inanılmış bazı fikir akımlarının vampirlerin varlığına inanılmasına sebep olduğunu düşünüyorum.
Bu fikrimi de en güzel şekilde destekleyen şey yazındaki "Son yüzyılda yok" cümlesi oldu. Takdir edersiniz ki, son yüzyılda insanlık çok hızlı bir aşama kaydetti. Yani, hastalık ve sözde vampirliğin arasındaki farkı görebilir hale geldik.

Fikrimin özü şudur: Eskiden nasıl denizciler açık sulara "Canavar var!" diye gidemiyorlardı da sonrasında bu canavarların yunus, balina vb. hayvanlar olduğu ortaya çıktı, vampirliğin de asılsız olup sonradan bir hastalık olduğunun belirlendiğini düşünüyorum. Koca ayak (Yeti), Van Gölü canavarı, Kraken vs. bunlar hep geçmişteki imkansızlıklar ve batıl inançlar yüzünden araştırılamayıp efsaneleşen şeyler bence. Vampirlik de bu saydıklarımdan farklı bir şey değil kanaatimce :)

Taiga
09.Mart.2013, 20:47
Bunu yazdıktan sonra biraz daha araştırma yaptım sonrasında 2 tanede belgesel izledim vampirlerle ilgili. 20. hatta 21. yüzyıldada vampir vakaları gözükmüş. Özelliklede 90 yıl önceye kadar filan gazeteler gerçek gibi yazıyormuş. Bulgaristanda, Romanyada, Sırbistanda, Macaristanda filan bulunan mezarlarda bazı cesetelerin ortasında kazıklar varmış hemde azımsanmıyacak sayıda. Son yüzyılın vampirlerine gelecek olursak genellikle bunlar kafayı yemiş pisikopatlar oluyor öldürmeden önce defalarca tecavüz edip kanını kan kaybından ölene kadar içiyorlarmış. Efsanelerden 2 çeşit vampirin varlığına ulaştım. Biri ölen kişinin yeniden dirilmesiyle vampir oldukları bir diğeri ise hiç ölmemiş ve insanların içinde gezen vampirler. Efsaneler bu vampirlerinde bulunup öldürüldüğüne dair. Evliya Çelebi'nin tanıttığı vampirlerde böyle. Öldürmek içinde haç veya sarımsak kullanmamışlar hep karnına kazık çakıp kalbini söküp kül olana kadar yakıp külünü suyla karıştırıp kanı içilene içirmişler (Amerikadan kafkasyaya kadar hep aynı teknik kullanılmış haçla sarımsak filmlerde var sadece). Bu iki vampir tanımından çürütülmeye en yakını ölü vampirler. Ölülerin gösterdiği tipik etkiler vampir zannedilmesine neden olmuş diyorlar ama vampir süphesiyle defnedildikten baya sonra mezar açıldığında hiç bozulmamış cesetler gören gördü tanıklarıda varmış. İngilteredeki bir rahipde (hala yaşıyor) kendine vampir avcısı diyip vampirlerle karılaştığını ve onları avladığını iddaa ediyor. Şu garipki o rahip ilk vampir avını gerçekleştirirmeden önce bir mezarlığın çevresinde kan kaybından ölen bir çok kedi köpek bulunuyor ve boynunda 2 delikle polise mezarlığın yakınlarında vampir saldırdığını idda eden iki kız geliyor sonrasında kızların kan kaybettiğide belirleniyor. Ve vampirleri şeytan olarak tanımlıyan rahip vampirin icabına bakıyor. Kızların boynundaki diş izleriyle fotoğrafları mevcut.
Ama şu anda kendini vampir zanneden hatta ayin yapıp milletin kanını içen veya kaçırıp ölene kadar kanını içen bir sürü pisikopat var. Bazıları sadece kanınıda içmiyor aynı zamanda dirir diri etini kesip yiyor. Ama belgeseller bu pisikopatları ve ölüleri konu aldığından umduğumu bulamadım. Bir sürü bozulmaya başlamayan ceset gösteriyorlar yaşı küçükler izlemesin:megane: Genel kültür olsun diye ve ilerde birşey yazıcak çizecek yazacak olursam konu bulabilmek için araştırmıştım istediğimide elde ettim.

laz kızı
10.Mart.2013, 09:59
Geçmiş yüzyıllarda, batıl inançların ve körü körüne inanılmış bazı fikir akımlarının vampirlerin varlığına inanılmasına sebep olduğunu düşünüyorum.
Bu fikrimi de en güzel şekilde destekleyen şey yazındaki "Son yüzyılda yok" cümlesi oldu. Takdir edersiniz ki, son yüzyılda insanlık çok hızlı bir aşama kaydetti. Yani, hastalık ve sözde vampirliğin arasındaki farkı görebilir hale geldik.

Fikrimin özü şudur: Eskiden nasıl denizciler açık sulara "Canavar var!" diye gidemiyorlardı da sonrasında bu canavarların yunus, balina vb. hayvanlar olduğu ortaya çıktı, vampirliğin de asılsız olup sonradan bir hastalık olduğunun belirlendiğini düşünüyorum. Koca ayak (Yeti), Van Gölü canavarı, Kraken vs. bunlar hep geçmişteki imkansızlıklar ve batıl inançlar yüzünden araştırılamayıp efsaneleşen şeyler bence. Vampirlik de bu saydıklarımdan farklı bir şey değil kanaatimce :)
kesinlikle haklısın burak.

Kaancem
11.Mart.2013, 01:17
ateist değilim ama yoklar da diyemiyorum... :l

CloudT
11.Mart.2013, 01:57
Olsalardı hayat daha eğlenceli olurdu. Yapılabilecek bir çok aktiviteyi denedikten ve denemeye devam ettikten sonra, acaba bir on yıl sonra ne yapacağım endişesini taşırken, vampirler var mı sorusuna, olsalardı iyi olur demek en mantıklı cevap seçeneği olurdu.

Bunun yanı sıra, esperler, uzaylılar ve bir çok mitlere yada çeşitli söylentilere yol açmış etkenlerin olmasını cidden isterdim. Bunun sebebi, anime/manga kültüründen etkilenmiş olmaktan öte, sadece hayatın monotonluğundan sıkılmış, meraklı ve arayış içinde olan biri olarak söylüyorum. Diğer türlü genç yaştaki birinin hayal gücünü abartıp, olmayacak şeyleri olsun edasına bürünmesi olsaydı, kendimi aptal gibi hissetiğimden bu kadar şey yazma cüretine girişmezdim. Velhasıl kelam, hayat sıkıcı, biraz farklılık fena olmazdı.

Taiga
11.Mart.2013, 16:10
Olsa ve varlığından herkes haberdar olsa ozaman ya biz onları ezerdik ya onlar bizi. Farklı milletten oldukları için bile on belkide yüz milyonlarca kişi öldürülmüşken. Kaldıki uzaylılar veya vampirler... Zaten vampir diyip bi sürü rahmetlinin mezarını açıp kazık çakmışlar. ABD'dede bile 100-150 yıl öncesine ait yeni bulunan bazı mezarlardaki kazılarda kazıklara rastlanmış hatta balkanlarda filan hala kazık çakanlar var. En ufak vampir belirtisi göründüğünde ölüye bunu yapanlar canlısına ne yapmaz. Ek bilgi: Canlı vampirlerin olduğu efsanelerdede genellikle karnına kazık çakıp can çekişirken kalbini söküp kafasını koparıp yakmışlar. Var olsalarda sırf bu yüzden insanlardan saklı bir yaşam sürerler.

Darkwolf27
16.Mart.2013, 18:44
vampirler vardı vakti zamanında kurtadamlar onların soyunu tüketti :D